28 Kasım 2018 Çarşamba

Ahşaptan Şile Deniz Fenerinin Yapılışı

Ahşaptan Şile Deniz Fenerinin Yapılışı
Ahşaptan Şile Deniz Fenerinin Yapılışı

İlk önce Şile Deniz Fenerinin Tarihçesine Bakalım. 

Şile Deniz Feneri: Göz alıcı yapısı ve yüksekliği ile eski Şile evlerinin üzerinden yükselerek Şile’nin siluetini çizen fener, Şile’nin ilk akla gelen sembolleri arasındadır.150 yaşındaki Şile Deniz Feneri, dünyanın aktif olarak görev yapan en büyük ikinci feneri, ülkemizin ise aktif en büyük feneridir.

Deniz seviyesinden 60 m yükseklikte yer alan 19 m yüksekliğindeki kulesi ile ışığını 35 mil uzağa gönderen bu devasa bina, farklı yapısı ve olağan dışı özellikleri nedeniyle Şile’nin dışında da tanınır.

Şile Feneri, Kırım Harbinde, Karadeniz’den İstanbul Boğazı’na girecek gemilerin yollarını bulabilmeleri için yapılmış fenerlerden biridir. Bu amaçla Boğazlar civarında 1856 yapılan Anadolu Fenerinden sonra Sultan Abdülaziz tarafından 1858-1859 yılları arasında inşa edilmiştir. Taş kısmını Türk Mimarlar tasarlarken, metal aksamı ve mercek kristal sistemi de Paris’ten bir fabrikadan gelmiştir.

Fener kulesi, yapısının orijinal halini günümüzde de koruyabilmiştir. Sekizgen şeklinde ve 110 cm kalınlığında taştan yapılmış olan kule, gündüz iyi görülebilmesi için siyah ve beyaz enlemesine bantlar çizilerek boyanmıştır. Etrafı çiçeklerle süslü olan fenerin tepesine 72 basamakla çıkılır.

İnşa tarihinde ışık kaynağı olarak 3 fitilli gaz lambası kullanılan fener, 1968 yılında elektriğe çevrilmiştir. Bir dönüşünü 120 saniyede tamamlayan fenerin ışığı, sekiz adet göz biçimli mercekten yayılırken, fenerin çalışması duvar saatlerinde kullanılan sarkaç sistemi ile gerçekleşir ve dişli tertibatı bekçisi tarafından iki saatte bir saat gibi kurulur. Zamanında kullanılan, bugün artık antika değerini almış eşyalar ve gaz lambaları kuleyi daha da ilgi çekici kılar.

Şimşekli deniz fenerleri grubunda olan Şile Feneri dakikada 4 defa çakar ve 1000 mumluk elektrik lambası ile aydınlanır. Uluslararası standartlarda birinci sınıf deniz feneri olan Şile Feneri, açık gecelerde yaklaşık olarak 35 mil mesafeye ışığını yayabilir ve açık havada İstanbul Boğazı’ndan görülebilir.

Ulaştırma Bakanlığı, deniz fenerlerini müze olarak değerlendirerek turizme kazandırmak ve halka açmak amacıyla başlattığı projede, ilk uygulamayı bu tarihi fener üzerinde yapma kararı almıştır. Pilot fener olarak seçilen Şile Feneri, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırımın katılımıyla yapılan bir törenle müze olarak turizme kazandırılmıştır. Fenerin eski aksamları, eski sistemlere ait lambalar, gaz lambaları, teknik cihazlar müzede yer alır.

Model Teknikleri adında ki forum sitesinde "ugurcakir" isimli bir üye
Ahşaptan Şile Deniz Fenerinin Yapılışı
Ahşaptan Şile Deniz Fenerinin Yapılışı
"Sitede yer alan binlerce gemi, vapur, yat, sandal ve bilumum deniz aracına yol gösterecek bir tane dahi deniz feneri olmadığını üzülerek farkettim Yok yok, aslında Amasra'da görüp beğendiğim ve modellerimin yanına koyduğum deniz fenerinin bir benzerini yapmayı uzun süredir istiyordum, geçenlerde tesadüfen Şile fenerinin fotoğrafını gördüm ve birden fener yapma düşüncem ile üst üste çakıştı. İnternette yaptığım araştırmada fenere ait sadece yükseklik ve duvar kalınlığı bilgilerine ulaştım. Fotoğraf konusunda sıkıntı yoktu, bol miktarda ve her açıdan çekilmiş fotoğraf mevcuttu. Onlardan yüksek çözünürlükte olan bir kaç tanesini indirerek her açıdan feneri analiz etmeye çalıştım. Yüksekliği 19 metre olan fenerin diğer kısımlarının yaklaşık ölçülerini belirlemeye çalıştım. Elimden geldiği kadar gerçeğine yakın olmasına gayret ettim ve bir kroki çalışması yaptım. Bu ölçülere göre solidworks programı ile bir modelleme yaptım. Bu modellemeden bir teknik resim elde ettim ve 1/70 ölçeğinde bir fener maketi yapmaya karar verdim."

Şile fenerinin internet den bulduğu bu fotoğrafı forum da paylaştı
Ahşaptan Şile Deniz Fenerinin Yapılışı
Ahşaptan Şile Deniz Fenerinin Yapılışı

Solidworks programında yaptığı modelleme ve teknik resim çalışmasına ait ekran alıntılarını da ekledi

Ahşaptan Şile Deniz Fenerinin Yapılışı
Ahşaptan Şile Deniz Fenerinin Yapılışı
Ahşaptan Şile Deniz Fenerinin Yapılışı
Ahşaptan Şile Deniz Fenerinin Yapılışı


Ve işe koyulmaya başladı
"Elimde bulunan 6 mm kavak kontrplaktan önce kuleyi oluşturan parçaları kestim. Kule sekizgen bir kesite sahip ve yükseldikçe incelen yani piramit şeklinde bir yapı. Her yüzünü ayrı ayrı kestim ve birleşme yerlerine pah kırarak kulenin alt kısmını oluşturdum. Balkon kısmından sonraki silindirik kısmı eski bir sprey kutusu kapağından yaptım. Üzerine sekiz adet delik deldim ve birer kuşgözü yerleştirdim."

Ahşaptan Şile Deniz Fenerinin Yapılışı
Ahşaptan Şile Deniz Fenerinin Yapılışı
Ahşaptan Şile Deniz Fenerinin Yapılışı
Ahşaptan Şile Deniz Fenerinin Yapılışı
Ahşaptan Şile Deniz Fenerinin Yapılışı
Ahşaptan Şile Deniz Fenerinin Yapılışı
Ahşaptan Şile Deniz Fenerinin Yapılışı
Ahşaptan Şile Deniz Fenerinin Yapılışı
Ahşaptan Şile Deniz Fenerinin Yapılışı
Ahşaptan Şile Deniz Fenerinin Yapılışı
Ahşaptan Şile Deniz Fenerinin Yapılışı
Ahşaptan Şile Deniz Fenerinin Yapılışı
Ahşaptan Şile Deniz Fenerinin Yapılışı
Ahşaptan Şile Deniz Fenerinin Yapılışı
Ahşaptan Şile Deniz Fenerinin Yapılışı
Ahşaptan Şile Deniz Fenerinin Yapılışı
Ahşaptan Şile Deniz Fenerinin Yapılışı


Şile Fenerinin ölçüleri
"Planları çizdim, üzerindeki ölçülere göre yapılırsa model 1/70 ölçeğinde olur. Eğer farklı bir ölçekte yapmak isterseniz aşağıdaki formülü kullanarak ölçülerinizi belirleyebilirsiniz. Örnek olarak Olcay Bey'in istediği 1/87 ölçeğin göre hesaplama şöyle olmalı: (Planda yazan ölçü x 70) / 87 Planları JPEG olarak yüklüyorum, eğer net olarak okunmuyorsa başka bir yöntem bulmaya çalışacağım."

Ahşaptan Şile Deniz Fenerinin Yapılışı
Ahşaptan Şile Deniz Fenerinin Yapılışı
Ahşaptan Şile Deniz Fenerinin Yapılışı
Ahşaptan Şile Deniz Fenerinin Yapılışı
Ahşaptan Şile Deniz Fenerinin Yapılışı
Ahşaptan Şile Deniz Fenerinin Yapılışı
Ahşaptan Şile Deniz Fenerinin Yapılışı
Ahşaptan Şile Deniz Fenerinin Yapılışı


Çok güzel olmuş Uğur Beyi tebrik ederiz.
Ahşaptan Şile Deniz Fenerinin Yapılışı
Ahşaptan Şile Deniz Fenerinin Yapılışı

( Kaynak: Model Teknikleri - Şile Belediyesi )

10 Kasım 2018 Cumartesi

İnsan Olmanın İki Aşaması Vardır | Blog Yazıları #11

İnsan Olmanın İki Aşaması Vardır | Blog Yazıları #11
İnsan Olmanın İki Aşaması Vardır | Blog Yazıları #11

İnsan olmanın iki aşaması vardır. İlki doğmuş olmaktır, bunun için zaten çaba harcamanıza gerek yok. İkinci aşaması ise değiştirilmesi mümkün olan karakter özelliklerinizi barındırır. Kişiliğiniz genlerinizden gelse de karakter özelliklerinizi değiştirebilirsiniz. Tabii öncelikle kendinizi tanımanız ve nasıl bir insan olmak istediğinizi bilmeniz gerekmektedir.

Değişmesi mümkün olmayan, genetik özellikleriniz şöyle dursun, biz değiştirebileceklerinizden bahsedelim. Her şeye keyfince kızmak, burun bükmek, mana bulmak, yargılamak, küçümsemek ne kolay değil mi? Bir de ben böyleyim deyip işin içinden sıyrılmak… Oldum olası bunu yapan insanları sevemiyorum. Hayat bir uyum dansıdır. Aslında bu dansı herkes öğrenebilir ancak herkes dans etmek istemez. Siz de öyle bir insan olup olmadığınızı düşünmelisiniz. Diğer canlılarla birlikte dans ettiğinizde ruhunuz sağlıklı kalacak ve asla paslanmayacaksınız. Yerinden kalkmayan tembel insanlardan olursanız, zamanla kendini ötelemiş, hasta, kibirli bir ruha sahip olacaksınız. Bunu kendinize yapacak mısınız gerçekten? İyiliğin müziğine kulak vermek varken, kulaklarınızı tıkamayın. Bu her gün, her öğün kızartma yemeğe benziyor. Bir süre sonra vücudunuz çöplük oluyor, şişman da olsanız zayıf da olsanız sağlıksız ve bitkin oluyorsunuz. Doyurulmaya ihtiyacı olan tek şey mideniz değildir, ruhunuzun da buna ihtiyacı vardır. Ruhunuz da ancak iyilikle doyabilir.

Bir kısmımızın şunu söylediğini duyar gibiyim; beni yaşadıklarım böyle yaptı. Haklısınız da. İçinde yaşadığınız toplum, diğer insanların size yaşattıkları, karşılaştığınız olaylar şekillenmeniz de büyük rol oynadı, oynayacak. Bu da uyum dansının bir parçasınız aslında. Ancak bahane haline getirip, her kötü davranışınızı buna yorduğunuzda sıkıntı başlıyor. Asıl olan insanlık, iyi insanlarla karşılaşıp, şans yanınızdayken iyi kalmanız değildir. Kötülerle, kötü olaylar yaşadıktan ve şansınızı kaybettikten sonra kendinizi bozmayıp iyi kalmaktır. Eğer böyle bir insansanız, tebrikler! Uyum dansında başarıyı yakalamışsınız demektir.

Her şekilde olumsuz ve kibirli olan, insanlığın sadece birinci aşamasını tamamlamış olanlara da sormak istiyorum: İnsanlığınızı nerede unuttunuz? Ailenizin her dediğinizi yaptığı, istediğinizi her seferinde elde ettiğiniz, şımarık dünyanızda mı? Ailenizden dayak yediğiniz arsız çocukluğunuzda mı? Körkütük aşık olduğunuz insanın sizi aldattığı, çıkmaza düştüğünüz hayal kırıklığı sokağında mı? Karlar yağan güvendiğiniz dağlarda mı? Elde ettiğinizi sandığınız, ite kaka geldiğiniz mevkideki kibir masasında mı? Hükmedebilecek gücü bulduğunuzda, ezdiğiniz insanların kırık kalplerinde mi? Sırf sizi sevdiği için alttan alan insanın, istemeden şişirdiği egonuzda mı? Cevabı önce kendi vicdanınıza vermelisiniz. Belki bunlardan hariç kötü durumlar da yaşadınız. Fakat bu kötü insan olmanıza sebep mi gerçekten? Vicdanınıza katlanmak yerine insanlığınızı unuttuğunuz yere dönüp bakmanızı tavsiye ediyorum. Belki hala kırdığınız kalpleri onarma ihtimaliniz vardır. Belki de bir özür dilemeyle kibrinizden kurtulabilirsiniz. İnsanlığınızı tekrar bulabilirsiniz. Yok istemiyorsanız yapacak hiçbir şey yok. Kötü olmayı, bozuk karakteri taşımayı kendiniz istediniz demektir. Dışarıdaki insanlara ne kadar iyi gözükürseniz gözükün, kendinize asla açıklayamayacağınız olaylar yaşamaya devam edeceksiniz. Mutlu gözükeceksiniz, mutlu olamayacaksınız. Başkalarını kandıracaksınız, kendinizi kandırdığınızı zannedeceksiniz. Peki hayat böyle geçer mi? Ezip geçtiğiniz insanlar bir yerlerde acı çekerken, siz gezdiğiniz yerlerde huzurla yemeğinizi yiyebilecek misiniz gerçekten? Olmak istediğiniz insan bu mu? Yapmayın! Korkup kaçmayın, yaptıklarınızla yüzleşin derim ben. Vicdan aynanıza bakın ve kendinize şunu sorun; insanlığını nerede unuttun? Cevap alacaksınız, çünkü insanlığınız kaybolmaz, hep bir yerlerde onu hatırlamanızı bekler. Ruhunuz ancak bu şekilde özgür kalacak, vicdanınız susacak ve gerçekten mutlu olmaya başlayacaksınız.

İnsanlığından hiçbir zaman vazgeçmeyen, kalplerde kırıklık olarak değil de, anı olarak kalmak için çabalayanları gönülden tebrik ediyorum. Sizler bu dünyanın solduramayacağı nadide çiçeklerden siniz. İnsanlığınızı unuttuysanız bulup çıkarmanız ve uyum dansına başlamanız dileğiyle…

Bu içerik Bir Adet Aysima tarafından Şile Ağva Köyleri için hazırlanmıştır.

19 Ekim 2018 Cuma

Bu Mantarın Adı Nedir ? #2

Bu Mantarın Adı Nedir ? #2
Bu Mantarın Adı Nedir ? #2

Bu Mantarın Adı: Kıkırdak Mantarı (Porçini)'dir.


Dünya’da marka haline gelen, başta İtalya olmak üzere tüm ülkelerin göz bebeği  porçini Şile’de tüketici ile buluşuyor. Şileliler arasında ‘kıtırdak’ ismi ile bilinen porçini mantarı sofralara Şile ormanlarından geliyor.

Mantar, Şile’mizin yöresel mutfağında büyük öneme sahip. Mantarların, tencere yemekleri, tavası, ızgarası, böreği, pidesi yapılıyor. Pek çok farklı mantar türüne ev sahipliği yapan Şileli hemşehirlerimiz her yıl mantar zamanı aileleriyle birlikte mantar toplamaya çıkıyor. Şile’den çıkan mantarlar talepler doğrultusunda tüm Türkiye’ye dağılırken de Şile halkının yan gelir kaynağı oluyor.

Eylül, Ekim, ve Kasım aylarında özellikle meşe ağacının altında kendiliğinden yetişen porçini orman sınırı boyunca, gazeller üzerinde genellikle çok sayıda görülüyor. Hoş kokusu ve lezzetli tadı ile yenilebilen en iyi mantarlardan biri olan porçini kurutularak, konserve veya turşu halinde saklanabiliyor. Kıtırdak nam-ı diğer porçini Avrupa restoranlarında porsiyonu 15-20 euro dan satılıyor. Şile’nin bir diğer ünlü ve lezzetli mantarı ise yörede Gelincik diye bilinen ‘Sezar’mantarı. Bölgede kendiliğinden yetişen ve en lezzetli mantarın Sezar mantarı adıyla tanınmasının nedeni Roma İmparatoru Sezar’ın bu mantarı sadece kendi için toplatıp, halka yasaklatması.

( Kaynak: Şile Belediyesi )

15 Ekim 2018 Pazartesi

Bu Mantarın Adı Nedir ? #1

Bu Mantarın Adı Nedir ? #1
Bu Mantarın Adı Nedir ? #1

Bu Mantarın Adı: Döbelen (Macrolepiota Procera)'dir.


Şile ve Beykoz'un köylerinde döbelen adıyla bilinen, görüntüsüyle şemsiyeyi andıran, yenilebilir bir mantar türüdür.

Şile çevresinde döbelen adı ile bilinse de bu mantarın gerçek adı Şemsiye Mantarı'dır. Son derece de güzel bir tadı vardır. Mantar gillerin en iyisi diye bahsedilir. Tabi bu mantara hastalıkları olanlar yememesi gerekir. Çok zehirli ve hatta ölümcül olan bazı Lepiota akrabaları vardır. Bu mantarı toplamadan önce mümkünse yerel bir uzmana danışın.

Gövdesi; Güneş şemsiyeleri, hareketli halka içeren, soğanlı, uzun, pullu, kahverengimsi bir gövdeye sahip geniş, pullu, kahverengimsi bir başlığa sahiptir.

Kap (kıtık); Otu (yumurta şekilli) çan şeklini alır ve sonra neredeyse düzdür. Düzenli bir desende ekli terazi ile 3-10 inç genişliğinde ve ilk başta kahverengi olan ancak beyaz eteği açığa çıkaran çatlaklar olan merkezi bir topuz. Olgun bir kap, akçaağaç şurubunun kokusunu alabilir.

Solungaçlar (lameller); Geniş, kaba kenarlı, beyaz, yakın, serbest solungaçlar.

Kök (stipe); 3-12 veya daha fazla inç boyunda. 3 / 8-5 / 8 inç kalınlığında. Tabandaki soğanlıya, bir şekilde balıksırtıyı andıran bir deseni olan kahverengi pullarla büyütüldü. Kısmi örtü, gövdede yukarı ve aşağı doğru kayan bir halka haline gelir.

Et; Beyaz ve orta derecede kalın ve çürümez.

Sapın boyu 30-40 cm'yi, şapkasının çapı da 40-50 cm'yi bulabilir. Şapkanın üzerindeki kahverengi zar, şapkanın büyüyüp gelişmesiyle birlikte parçalanır ve açık renkli şapkanın üzerinde pullar şeklinde kalır. Şapkanın altında beyaz, sık ve derin lameler vardır. Ayak üzerinde aynı şekilde beyaz et üzerinde, düzgün olmayan zikzak harbelerden oluşan bantlar bulunur, Ayağın ucu şişkin, soğan biçimindedir. Sap üzerinde şapkaya yakın, çok belirgin bir halkası vardır, ancak kolayca kopabilir. Ayak, çok belirgin lifli bir yapıdadır ve kesitinde ortası deliktir. Mantarın eti şapkada beyaz ve yumuşaktır.

Bazı arkadaşlar bunu mangalın üstünde veya ateş de yapıyorlar. Her halükarda çok güzel ve lezzetli bir mantar araştırmadan emin olmadan yemeyiniz.

İnstagram hesabımızı takip ediniz. > https://www.instagram.com/sileagvakoyleri/

( Kaynak: Lezzet Vadisi ) - ( Kaynak: Mushroom Collecting )

29 Eylül 2018 Cumartesi

İnsanlığın Aksak Yönü; Saygısızlık | Blog Yazıları #10

İnsanlığın Aksak Yönü; Saygısızlık
İnsanlığın Aksak Yönü; Saygısızlık
Merhaba Şile Ağva Köyleri okuyucuları. Günümüz insanlık anlayışının en aksak yönü olan ve benim de içimde sızı yaratan saygı eksikliğinden bahsetmek istiyorum. Hatta bazı insanlarda öyle boyutlara ulaşmış ki, onlarınki saygı eksikliği olmaktan çıkmış saygısızlık olmuş. İlk söylendiğinde kulağa pek bir yumuşak geliyor aslında. Ama bu saygısızlık denen şey hiç o kadar masum değil. İçinde boşa şişirilmiş ego, düşüncesizlik, bencillik, kibir gibi kötülükleri barındıran bir sepet aslında. En kötüsü de kibir. Kibirli insan bilir, bilmez konuşur, her bildiğini doğru kabul eder. Tüm bunları barındıran insan, haliyle saygısızlığı da kendinden soyutlanamaz. Dikkatli bakın, saygısız insan iyi insan değildir, kötü insandır.

Saygısızlığın en büyük hali siber zorbalık şeklinde ortaya çıkmaya başladı. Tabii çağımız teknoloji çağı. Yaptığımız pek çok şey sosyal medyadan uzak kalamıyor. Bu durumun çok fazla güzel yanı olmasıyla beraber çok da çirkin yanı var maalesef. Güzel bir post görüyorsunuz, biri kendi düşüncelerini paylaşmış mesela. Yorumlara bir iniyorsunuz, aman Allah’ım! Büyük bir kitle ateş püskürmüş, küfürler savurmuş, alay etmiş, aşağılamış… Sanki kendi hayatında ne olumsuzluk varsa orada, o insandan çıkarmak istemiş. Kırdım mı, üzdüm mü, güzel bir hareketine engel oldum mu hiç düşünmemiş. Ne ara bu kadar kötü olduk Allah aşkına? Bir de bu insanların şöyle bir günah çıkarma cümlesi var; eleştiri yaptım. Hayır efendim, saygısızlık yaptın! Kötüsün demek, küfür etmek, hakaretler savurmak eleştiri değildir. Eleştiri üzmez, düşündürür. Bu yapılanlar asla eleştiri değildir.

Kimsenin kimseye tahammülü kalmamış, herkes saldıracak yer arıyor. Halbuki kısacık ömrümüzde kibri bir kenara bıraksak, herkesi saygıyla karşılasak, bir şey söylediğinde bize ters bile olsa, haklılık payı var mı diye durup düşünsek hayat daha güzel olmaz mıydı? Sinirlendikçe kendine zarar veren, kendini sürekli başkalarıyla kıyaslayan, türlü laf cambazlığı ile üste çıkmayı düşünebilen insan iyi olmayı düşünemez miydi? Düşünürdü elbet. Ancak bunu düşünmek iyi insan olmayı gerektirirdi. Kötü olmak, dilindeki zehri akıtıp içini rahatlatmak varken neden susup kendini daralsın ki ? Bir insan ne kadar yüksek konumda olursa olsun, ne kadar parası olursa olsun, çevresi ne kadar geniş olursa olsun, iyi insan olmaya yetecek kadar vicdanı yoksa, saygısızlığının farkına varamayacak kadar edepsizce basit insan olarak kalmaya mahkumdur. Bahanelerin arkasına sığınmadan, bir kötü söylemek yerine beş iyi söyleyerek insan olmanın hakkını vermeliyiz. Farkında olarak ya da olmayarak yaptığınız ne varsa şöyle bir düşünmenizi tavsiye ediyorum ve musmutlu günler diliyorum.

Bu içerik Bir Adet Aysima tarafından Şile Ağva Köyleri için hazırlanmıştır.

10 Eylül 2018 Pazartesi

Şile'de Gezebileceğiniz Mekanlar

Şile'de Gezebileceğiniz Mekanlar
Şile'de Gezebileceğiniz Mekanlar
Şile'de birçok tarihi eser bulunmaktadır. Şile limanı çevresi, Kumbaba, Göçe ve Göksu Köyü, Kabakoz Köyü tarihsel dokunun en yoğun olduğu bölgelerdir.
  • Kumsal Ve Plajlar: Şile merkez olarak 10 km. uzunlukta bir kumsala sahip olmakla birlikte Karadeniz kıyısında 60km.lik bir uzunluğa sahiptir.
  • Sofular Mağarası: Sofular köyü mağara burnu mevkiinde İstanbul F23-d1 paftasında 100m.uzunluğunda +17 m. yüksekliğinde, yatay ve kuru bir mağaradır. Roma dönemine aittir.
  • Meşrutiyet Mağarası: Şile meşrutiyet köyünde İst.F23-d1 paftada 40m.uzunluğunda -3m. derinliğinde yatay ve kuru bir mağaradır.
  • Meşrutiyet Yarığı: Meşrutiyet köyü f23-d1 paftada 9m. Uzunluğunda -1m.derinliğinde yatay ve kuru bir mağaradır.
  • Ekşioğlu Mağarası: Şile çayırbaşı köyünde F23-d2 paftada 75 m. Uzunluğunda -18 m. Derinliğinde dikey ve yatay şekildedir.
  • Karabeyli İnleri: Karbeyli köyü elmalıtarla mevkiinde 5-15 m. şeklinde 5 ad. İn vardır.
  • Sığır Çopulu Mağarası: Sortullu köyü mevkiinde F23-d3 paftada 30 m. Uzunluğunda -6 m. Derinliğinde yatay ve kuru bir mağaradır.
  • Gölcük İni: Sortullu köyü F23-d3 mevkiinde 10 m. Uzunluğunda -0.5 m. Derinliğinde yatay ve kuru bir indir.
  • Radıç Çopulu: Göksu köyü ile hacıllı arasında 20 m. Uzunluğunda 20 m. Derinliğinde F23-c4 paftasında dikey ve kuru bir mağaradır.
  • Eski Köy Yeri Mağarası: Sortullu hacıllı arasında 50 m. Uzunluğunda -12 m. Derinliğinde kısmen dikey ve çoğunlukla yatay olup kuru bir mağaradır.
  • Yukarı Kışla Mağarası: 40 m. Uzunluğunda -3m. Derinliğinde İnkese mağarasının 100 m. Batısındadır.


  • İnkese Mağarası: Sortullu köyünün 1.5 km. güneyinde hacıllı köyünün 3 km. kuzeybatısında F23-d3 paftada 355 m. Uzunluğunda kollarıyla 500 m.yi bulmaktadır -80 m. Derinliğe ulaşır yatay bir mağara olup kısmen suludur.
  • Suşıkan Mağarası: İnkese mağarası ile bağlantılı olup 45 m. Uzunluğunda +5 m derinliğindedir.
  • Soğuksu Mağarası: Hacıllı köyünün 500 m. Doğusunda 58 m uzunluğunda -1 m. Derinliğinde yatay aktif sulu bir mağaradır F23-c4 paftadadır.
  • Gürlek Mağarası: Hacıllı köyünün güney doğusunda F23-c4 paftada 241 m uzunluğunda +40 m derinliğinde yatay ve yarı aktif bir mağaradır.
  • Gökmaslı Mağarası: 20 m. Uzunluğunda +2 m yüksekliğinde gökmaslı köyünün 300 m batısında yol kenarındadır yatay ve kuru bir mağaradır. Şile deniz mağaraları Şile adalarından ocaklı adanın batısında OCAKLIADA MAĞARASI, Şile limanının doğusunda TERSANE(YALI) MAĞARASI, Şile burnunun güneyinde FENERALTI(FUSA) MAĞARASI, Şile harman kaya burnu batısında AKŞAM GÜNEŞİ MAĞARASI, Şile doğusunda Yay burnu güneyinde TAVANLI 1 MAĞARASI, TAVANLI MAĞARASI, ayrıca Kabakoz deniz inleri, kilimli inleri, malkaya deliği gibi bir çok mağara vardır.
  • Değirmençayırı Şelalesi: İlçeye 33km. uzaklıktaki Değirmençayırı köyünün güney batısında ve Şile-Gebze ilçeleri sınırları üzerinde yer alır. Şelaleye Kargalı köyünden batıya doğru bir saat mesafede yürüyerek ulaşılır. Şelalenin yüksekliği 8 m., genişliği 30m. kadardır. Değirmençayırı şelalesinin kuzeyinde yaz aylarında suları kuruyan 15m. yükseklikte akan Şarlak Şelalesi adı verilen bir şelale daha vardır. Tüm bu şelaleler yapılan araştırmalara göre genç faylanmalar sonucu oluşmuştur.
  • Onbir göller vadisi: İlçenin görülmeye değer önemli doğal güzelliklerinin yer aldığı alanlardan biriside Onbir Göller Vadisi'dir. Hacıllı Köyü yakınlarındadır. Köydeki su değirmeninden doğuya doğru Göksu kolu olan Değirmendere Vadisi, 500m. Takip edilirse birinci göle ulaşılır. Vadinin devamında büyüklü küçüklü göl eğim kırığı/şelale ikilime onbir defa tekrar edilir.İlçenin en önemli turistik ve doğal fizyoterapi doktoru denen Kumbaba Tepesi, 60 rakımlı kırmızı - turuncu renkli, demir/bakır alaşımlı ve radyonktriteli kumları olan bir tepedir. Kumbaba Tepesi zirvesinde Kumbaba'nın mezarı vardır. (Kumbaba gerçek ismi belli olmayan bu tepeyi keşfedip romatizmal hastalıkların tedavisinde kullanan kişidir.) Yapılan araştırmalarda Bizanslılar tarafından "Güneş Hamamı" olarak kullanılmış, saray gemileriyle yaz aylarında buraya gelerek güneş banyosu alırlarmış. Burasını, ismi meçhul olan Türk (Kumbaba) bir kimyager gibi etüd etmiş ve Şile Kumluğunun natür ile tedavi için uygun bulmuştur ve bir çok hastanın tedavisinde kullanılmıştır. Turizm bilincinin gelişmesiyle birlikte artan turizm hareketlerine bağlı olarak ilçenin ilk turistik belgeli konaklama tesisi 1953 yılında Kumbaba Motel adıyla hizmete girmiştir. Sonraki yıllarda artan talebe cevap vermek amacıyla 20'den fazla Otel/Motel (ev pansiyonları ve kampingler hariç) birçok turistik amaçlı tesisi hizmete açılmıştır.
  • Ağlayan Kaya: Ağlayan Kayalar, Şile Feneri'nin 600 metre gerisinde, taşlar arasından çıkan bir su kaynağıdır. Akış biçimi ağlayan bir insanın gözyaşlarına benzetildiği için bu adı almıştır.
  • Kumbaba Tepesi: Kumbaba Tepesi, Şile'ye 2 km uzaklıktadır. Bizans döneminde kum banyosu yeri olarak kullanılan bir bölgedir. Bölgenin kumu romatizmal hastalıkların tedavisinde yararlıdır..

29 Ağustos 2018 Çarşamba

Bizim Sayfamız Günah Keçisi Mi ? | Blog Yazıları #9

Bizim Sayfamız Günah Keçisi Mi ? | Vlog Yazıları #9
Bizim Sayfamız Günah Keçisi Mi ? | Vlog Yazıları #9
Merhaba Değerli Şile Ağva Köyleri Takipçileri, bilindiği üzere sitemizde bulunan vlog yazılarımız serisine bayadır yazı yazmıyorduk. Bugün oturdum bilgisarayın başına bir şeyler yazmam gerekiyor dedim. Baya bir şeyler yazdım sildim, tekrar yazdım tekrar sildim. Bilindiği üzere haber sitelerinde "Ağva Kilimli Koyu Çöpler İçinde Kaldı" haberlerini görmüşsünüzdür. Bu haberleri görünce birden şok geçirdim, inanamadım, bilgisayarın başında 5 dakika baka kaldım. İnsan böylesine güzel doğaya nasıl zarar verebiliyorlar dedim. Bu haberlerin altına şöyle yorumlar gelmiş; "İşte bilmem ne sayfası durmadan paylaşıyordu, ne oldu bak.", "Sizin suçunuz bu, reklam yapmayın kardeşim" gibisinden bir sürü yorumlar gelmiş. Şimdi bu yorumlar biraz haklı biraz haksız durumdalar bizce.

Bizim sayfamızın amacı Şile, Ağva veya Köylerinden olan ama iş nedeni ile veya başka sebeplerden dolayı memleket hasreti çeken insanlarımızın memleket hasretini dindirmektir. Biz otel veya pansiyon önermiyoruz. Böylesine yorumlar yapılmasını çirkin buluyoruz. Şile, Ağva veya Köylerinde yaşayanlar çevrelerinde bulunan güzellikleri bilmedikleri zaman bizim sayfamıza girip öğreniyorlar. Bu tip yorumlar da bulunan insanların gayesi ne çöp ne doğa sadece bizim sayfamız dır. Şile ile ilgili, Ağva ile ilgili bir sürü sayfalar bulunuyor. Bunların bir çoğu da otel veya pansiyon öneriyor ama bu kötü yorumların hepsi Şile Ağva Köyleri sayfasına yönlendiriliyor. Bizim sayfamız günah keçisi mi ?

14 Ağustos 2018 Salı

Şile, Ağva Yöre Şivesi

Şile, Ağva Yöre Şivesi
Şile, Ağva Yöre Şivesi

Şile Ağva Köyleri olarak 3.600 + üzeri kapalı durumda olan facebook grubumuzda 9 Ağustos 2018 saat: 22:34 grup üyelerine sormuş olduğumuz "Köylerimizde büyüklerimizin yöre şivesi ile söylediği bir kelime veya cümle yazın. Bakalım hangileri biliniyor." sorusuna 27 beğeni 63 yorum geldi. Grup üyeleri büyüklerinden veya kendi bildikleri yöremizin şivesi ile bir kelime veya cümle yazdılar. Sizde grubumuza katılmak ve grubumuza özel sorular veya fotoğrafları görmek istiyorsanız. Aşağıdaki linklere tıklayarak grubumuza üye olabilirsiniz.

Şile, Ağva Yöre Şivesi
Şile, Ağva Yöre Şivesi

1. Kısım 2. Kısım 3. Kısım 4. Kısım
Senkimledensiy cocim Yörlek geldim cocim Amanciiim gursam gaynıya Gevırıy çoci
Bıldır Andıran kala Beri bak Gesiya
Gocaba Gocana Sen nerdeysin cocim Öre
Bilik Nazli Patikadan çiktim Ginim
Nannı gidiyoy Bizim toğukla yımırtlamaya Geliyela İlyenneri geti çocim
Bıldır sene domates olmadı çocim Ha bakem haa Cocim Geliy geciy buyruy
Dometis Dur bakem sen kimin cocigsin Tugme cocim tugme Hisim Nabar eyime Pazar ola
Olyy benim çocim Nerden arı geliyon sen Govendenin çoci Napcen oralada
Aşahtan gugumi getur veya nayolmiş Garez etme Nasılsın ginim Ah benim cocim
Konuyu görmek için ilk başta gruba katılmanız gerekiyor. Gruba katılmanız için aşağıdaki linkleri kullanın.

Gruba Üye Olmak İçin : Buraya Tıklayınız
Yukarıda ki Konu İçin  : Burayı Tıklayınız

31 Temmuz 2018 Salı

Hodan Otu Nedir ? Faydaları Nelerdir ? Nerelerde Bulunur ? Nasıl Kullanılır ?

Hodan Otu Nedir ? Faydaları Nelerdir ? Nerelerde Bulunur ? Nasıl Kullanılır ?
Hodan Otu Nedir ? Faydaları Nelerdir ? Nerelerde Bulunur ? Nasıl Kullanılır ?
Şile ve Ağva'da da çıkan Hodangiller familyasından olan bu bir yıllık bitki, adını da ait olduğu aileden alıyor anlaşılacağı gibi. Halk arasında odan, otan, ıspıt, zılbıt, tamara, kaldırık ve hatta kaldirik gibi farklı isimlerle anılabiliyor. Mavi, beyaz zaman zamansa pembe çiçekleriyle karşımıza çıkabilen bu bitkinin hem tohumundan hem de gövdesinden bol bol yararlanılıyor.

Dünya üzerinde Suriye dışında Güney Amerika, Kuzey Afrika ve Anadolu'da da bol bol yetiştiriliyor. Doğu Anadolu'dan tutun da Karadeniz ve Marmara Bölgesine dek birçok farklı bölgede yetişebildiğinden, ismi de yöreden yöreye çokça farklılık gösteriyor. Nisan ayından ekim ayına kadar uzunca bir süre bulunabiliyor.

Hodan Otunun Faydaları
  • İçinde bolca kalsiyum barındırdığından kemik sağlığını olumlu yönde etkiliyor
  • Yine içinde bolca potasyum bulunduğundan kalp ve damar sağlığını koruyor
  • İçindeki potasyum sayesinde tansiyonun da normal seviyelerde seyretmesine yardımcı oluyor
  • İdrar söktürücü özelliği bulunduğundan vücutta oluşan ödemle baş etmede önemli yardımları dokunuyor
  • Balgamdan kolayca kurtulmaya destek olarak balgam nedeniyle oluşan öksürüklerin de kesilmesini sağlıyor
  • Boğaz üzerinde balgam sökmek dışında da etkileri olan hodan otu, boğaz ağrılarına iyi geliyor
  • Vücudun çeşitli yerlerinde oluşan iltihaplanmaların daha hızlı iyileşmesine yardımcı oluyor
  • Sinir sisteminin düzenli çalışmasına destek vererek sinir ve strese bağlı uykusuzluk, depresyon gibi sorunlara çözüm oluyor
  • Tohumundan elde edilen yağ, sivilce lekelerinden tutun da çatlaklara ve selülitlere kadar birçok cilt sorununda kullanılıyor
Hodan Otu Nedir ? Faydaları Nelerdir ? Nerelerde Bulunur ? Nasıl Kullanılır ?
Hodan Otu Nedir ? Faydaları Nelerdir ? Nerelerde Bulunur ? Nasıl Kullanılır ?
Hodan Otu Nerelerde Bulunur, Nasıl Kullanılır ?
Hodan otu, farklı bölgelerde yetiştiğinden nisan ayından ekim ayına göre taze olarak semt pazarlarında bulunabiliyor. Bunun dışında kurutulmuş haline ve tohumundan elde edilen yağına aktarlardan dört mevsim ulaşmak mümkün oluyor. Tabii güvenilir aktarlardan doğru ürünü almanız önem taşıyor.

Nasıl kullanılır, nasıl pişirilir derseniz, hodan otunun kavurmasını yapabilir, mevsimin diğer taze otlarıyla aynı tavada buluşturup kavurmayı ve üzerine yumurta kurup afiyetle yemeyi de deneyebilirsiniz. Yalnız kavurmasını yapmadan önce onu güzelce temizlemeyi, 1-2 saat sirkeli suda bekletmeyi ve yaklaşık bir 40 dakika kadar suda haşlamayı ihmal etmemelisiniz.

Aynı şekilde hodan otunun tazesiyle enfes salatalara imza atabilir, yaptığınız sandviçlerin lezzetini katlayabilirsiniz. Hodan otunun yapraklarıyla sarma yapanların olduğunu da söylemeden geçmeyelim.

Yalnız baştan uyaralım, hodan otu her ne kadar lezzetli bir ot olsa da haşlanırken ortaya pek de hoş kokular çıkmıyor ve temizlemesi de elleri boyadığı için biraz zahmetli olabiliyor. Bu nedenle onu temizlerken de haşlarken de dikkati elden bırakmamak ve lezzetine güvenmek gerekiyor, bizden söylemesi.

Kurutulmuş haline gelirsek hodan otunun kurutulmuşuyla çay yapabilirsiniz. 1 su bardağı kaynar suyun içine 1 yemek kaşığı kadar hodan otu koyun ve bu şekilde yaklaşık 10 dakika demleyin. Ardından süzüp afiyetle için ve faydalarından yararlanmaya başlayın.

Son olarak yapından da söz edelim, hodan otunun tohumlarından elde edilen yağ daha çok cilt sorunları için kullanılıyor. özellikle çatlak, selülit, sivilce lekesi gibi geçmesi zor iz ve lekelere karşı etkili olduğu biliniyor.



Hodan Otunun Zararı Var Mı ?
Hodan otunun bilinen ciddi bir zararı olmasa da hamilelik dönemindeki kadınların tüketmesi önerilmiyor. Aynı şekilde ciddi bir rahatsızlığı olanların ve bu otu tedavi amaçlı kullanmak isteyenlerin de mutlaka doktora danışmaları ve doktorlarının tavsiyeleri doğrultusunda hareket etmeleri gerekiyor.

Unutmayın, bitkiler de dahil olmak üzere kullanacağınız, tüketeceğiniz her ürün herkeste aynı etkiyi yaratmaz. Başkasında işe yaramış olsa da sizin bünyenizde bambaşka ve olumsuz etkiler yaratabilir. Bu nedenle hodan otu da dahil olmak üzere hiçbir ürünü doktorunuza sormadan tedavi amaçlı kullanmayın, sağlığınızı tehlikeye atmayın, aman diyelim.

( Kaynak: Yemek )

30 Temmuz 2018 Pazartesi

Şile ve Ağva'nın Turistlik, Tarihi Yerleri

Şile ve Ağva'nın Turistlik, Tarihi Yerleri
Şile ve Ağva'nın Turistlik, Tarihi Yerleri
Şile ve Ağva'mızın birçok güzellikleri bulunmaktadır. Bu güzellikleri arama motorlarına yazdığınızda istediğiniz bilgileri bulamıyordunuz ta ki Şile Ağva Köyleri olarak yöremiz de bulunan bütün güzelliklerin detaylı bilgilerini web sitemizde yayınladık. Web sitemizde bu kadar bilgi olduğundan ve devamlı güncel tuttuğumuzdan dolayı Şile ve Ağva'mızın güzelliklerini kapsayan yayınlarımız biraz arka plan da kalıyordu. Şile Ağva Köyleri olarak yöremizin bütün güzelliklerini bu yayın içinde topladık.

Keyifli tatiller. :)

Şile ve Ağva'mızda bulunan Turistlik ve Tarihi Yerler;
  1. Ağva, Kilimli, Bozgoca Deresi, Şelale Piknik Alanı Hakkında Detaylı Bilgi
  2. Karacaköy Deniz Mağaraları, İmrenli Koyu, Sırp Limanı, Hakkında Detaylı Bilgi
  3. Gürlek Şelalesi, Kalem Köyü, İnkese Mağarası Hakkında Detaylı Bilgi
  4. Gizli Koy, Akçakese Koyu, Çivi Ağzı, Yeşilçay Nehri Hakkında Detaylı Bilgi
  5. Yeniköy Kilise ve Vaftiz Çeşmesi, Saklıgöl, Papazın Çeşmesi Hakkında Detaylı Bilgi
  6. Demircili Şelalesi ve Değirmeni, Firavun Vadisi ve Şelaleleri Hakkında Detaylı Bilgi
  7. Kilimli Koyu, Kadırga Koyu ve Falezler Hakkında Detaylı Bilgi
  8. Şile, Karacaköy Hakkında Detaylı Bilgi
  9. Şile'nin Kabakoz Köyünde Yıllara Meydan Okuyan 700 Yıllık Çınar
  10. Ağva ve Bağırganlı Köyü Arasında Kalan Sardala Koyu
  11. Asırlık evleriyle yeşiller köyü: Gökmaslı
  12. Şile Saklı Göl Karamandere Köyü nerede ? Konaklama var mı ? Nasıl Gidilir ?
  13. Şile ve Ağva Plajları

16 Temmuz 2018 Pazartesi

Ağva, Kilimli, Bozgoca Deresi, Şelale Piknik Alanı Hakkında Detaylı Bilgi

Ağva ve Kilimli: Köye karadan 10 km doğuda kalıp, her türlü alışveriş, yeme içme, gezme ve pansiyon olanaklarıyla en yakın gelişmiş bilinen yerleşim yeridir. Ağva 2 nehir arasında kalmış adeta bir doğa harikası olup, genelde Ağva'da kalanlara dağıtılan broşürlerde Karacaköy plajı, görülmesi gereken yerlerin başında gelir. Nehir kenarında balık yemeden dönmemenizi tavsiye ederim.

Ağva, Kilimli, Bozgoca Deresi, Şelale Piknik Alanı Hakkında Detaylı Bilgi
Ağva Yeşilçay ve Basamakları

Ağva, Kilimli, Bozgoca Deresi, Şelale Piknik Alanı Hakkında Detaylı Bilgi
Kilimli Gelinkayası
Kilimli ise Ağva'nın hemen 1 km doğusunda kalan meşhur bir koydur. Gelin kayası, yürüyüş parkuru ile ünlüdür, tepede bir de restoran bulunmaktadır.

Bozgoca Deresi : Karacaköy'ün hemen 1 km güneyindeki bozgoca köyü içinden dere boyu gidilen bir yürüyüş parkurudur. Kestane ağaçları arasında, bozgoca deresinin şelaleye dönüştüğü yerler harikadır, dere boyunca ağaçlara köylüler tarafından bağlanmış doğan erkek çocukları için mavi ve kız çocukları için bağlanmış pembe ipler dikkati çekmektedir. Bu parkurda mangal kömürü için hazırlanmış öbekleri görmek mümkündür.

Ağva, Kilimli, Bozgoca Deresi, Şelale Piknik Alanı Hakkında Detaylı Bilgi
Bozgoca Deresi

Ağva, Kilimli, Bozgoca Deresi, Şelale Piknik Alanı Hakkında Detaylı Bilgi
Bozgoca Şelalesi
Şelale Piknik Alanı; Karayolundan Ağva istikametine giderken Kurfallı dan İsaköy ayrımına girip İsaköy ile Gökmaslı arasında kalan, Göksu nehrinin kıyısındaki  dingin bir piknik alanıdır, kahvaltısı meşhurdur.

Ağva, Kilimli, Bozgoca Deresi, Şelale Piknik Alanı Hakkında Detaylı Bilgi
Şelale Piknik Alanı

Ağva, Kilimli, Bozgoca Deresi, Şelale Piknik Alanı Hakkında Detaylı Bilgi
Mangal Kömürü Öbeği
Yazar: Bahadır Başaran
Bu eser 5846 sayılı fikir ve sanat eserleri kanunu gereği kopyalanamaz ve çoğaltılamaz.